* Serbest piyasa verileridir

Haberler

21-09-2020 Bölge

Koronavirüs pandemisi, okul öncesi eğitim sektöründe telafisi güç sorunlara neden oldu. Yüzde 70’lere varan kayıplar yaşayan kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulübü işletmecileri, salgının sektördeki yıkıcı etkisinin en az 2 yıl daha süreceğini ve hiçbir işletmenin bu kadar uzun süre dayanacak gücünün bulunmadığını ifade etti. Çoğunlukla Antalya Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikalarda çalışanların çocuklarına hizmet veren Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Gündüz Bakımevi de pandemiden önemli ölçüde etkilendi. Gündüz bakımevindeki öğrenci sayısının yüzde 75 oranında azaldığını aktaran Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, “Pandemi ile birlikte çok sayıda kreşin kapanma noktasına geldiğini, devren satılık kreş sayısında ciddi artışlar olduğunu üzülerek öğrendim. Okul öncesi eğitim kurumlarımızın pandemiye kurban gitmesine seyirci kalmamalıyız. Sektöre gereken desteğin sağlanması için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.2 YIL ÖDEMESİZ 5 YIL VADESektördeki KDV oranının yüzde 1 düşürülmesinin olumlu bir gelişme olduğunu ancak yetersiz kaldığını ifade eden Başkan Bahar, “Okul öncesi eğitim kurumlarımızı pandemi sona erinceye kadar ayakta tutacak bir yol haritası oluşturulmalı ve her işletmeye kapasitesine göre destek sağlanmalıdır. Destek paketleri düşük faizli, en az 2 yıl ödemesiz ve 5 yıl vadeli olacak şekilde planlanmalıdır. Bu 2 senelik süre boyunca da vergi ve pirim ödemelerinden muaf tutulup 5 seneye varan ödeme seçenekleri ile yapılandırılmalıdır. Aksi takdirde sektörün pandemiyi kayıpsız atlatması pek mümkün gözükmemektedir” dedi.MALİYETLER ÇOK YÜKSEKKreş işletmeciliğinin oldukça yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Başkan Bahar, “Pandemi nedeniyle sınıfların kapasitesi yüzde 50 oranında azaltıldı. Bu kayba, pandemi nedeniyle çocuğunu kreşe göndermekten vazgeçen aileler de eklenince sektörün kaybı yüzde 70’lere ulaştı. Şu an sadece anne-babası çalışan çocuklar, birazda başka alternatif olmadığı için kreşe gönderiliyor. Bu kapasite, kreş gibi yüksek maliyetleri bulunan bir işletmenin ayakta kalmasını sağlayamaz. Kreşler geniş alanlara ve yüksek sayıda kaliteli personele ihtiyaç duyduğundan çok ciddi bir kira ve personel gideri ile karşı karşıyadır. Yüze 30’luk potansiyel, bu gideri sübvanse edemez. Ayrıca kısa çalışma ödeneğinden yararlanan kıymetli öğretmenlerimiz de durumlarından pek memnun değildir. Onlara canımızın bir parçasını emanet ettiğimizi düşünürsek daha iyi şartlara sahip olmaları için çaba sarf etmeliyiz” şeklinde konuştu.ÇOCUKLARIN HATIRINAEkonomik kaygıların halk sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çeken Başkan Bahar, “Kapanma korkusu nedeniyle bünyesindeki pozitif vakaları gizlemeye kalkan, izolasyon ve karantina süreçlerini gerektiği şekilde uygulamayan bir işletme, hem ailelerin hem de çalışanlarının sağlığını tehlikeye atacaktır. Buna çok dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca kreşler kapanma noktasına gelir ise bu domino taşı etkisi yaratacak, özellikle çalışan anneler zor durumda kalacağı için, hemen her sektör bu durumdan olumsuz yönde etkilenecektir. İstihdamı, çalışan anne ve babaları ama özellikle de çocuklarımızı düşünmek zorunayız. Onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlamakla mükellefiz. Çalışmak zorunda olan anne-babanın yaşayacağı stres ve zorlukların, çocuklarımızda üzüntü ya da travmalara neden olmasını engellemeliyiz. Okul öncesi eğitim, çocukların gelecekteki başarılarında önemli bir rol oynamaktadır. Ekonomik kaygılar nedeniyle onları kaliteli eğitimden mahrum bırakamayız. Pandemi ilk bakışta, okul öncesi eğitim sektöründe ekonomik krize neden oldu gibi algılansa da bu alanda yaşanacak her olumsuzluk hem iş hayatında hem sosyal hayatta, hem geleceğimiz açısından çok ciddi sorunlara gebedir. Sektörün ihtiyaç duyduğu destekler, çocuklarımızın hatırına ivedilikle sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Devamı
14-09-2020 Bölge

Antalya Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin en güçlü ve son teknoloji ile donatılmış itfaiye aracını, Antalya’nın ve Bölge sanayicisinin hizmetine sundu. Antalya OSB’de çıkacak olası fabrika yangınlarını en kısa sürede ve en etkili şekilde söndürebilmek için özel olarak tasarlanan araç, dakikada 11 ton su atma kapasitesi ile Türkiye’de bu güce sahip ilk ve tek itfaiye aracı oldu.UZAKTAN KUMANDA İLE KONTROLUzaktan kumanda ile kontrol edilebilen aracın üzerine 20 metre uzunluğa sahip bir teleskobik bom yerleştirildi. Bom ucuna entegre edilen 1 adet normal ve 1 adet termal kamera, yangının şiddetinin ve merkezinin dışarıdan tespit edilmesine imkan tanıyacak. Alevlerin en yoğun olduğu bölgenin tespit edilmesinden sonra, bom ucundaki kırıcı uç ile binada delik açılarak su veya köpüğün yangının merkezine iletilmesi sağlanacak. Tüm bu tehlikeli işlemler uzaktan kumanda ile yapılacağı için itfaiyecilerin can güvenliği de artmış olacak.DAKİKADA 11 TON SUAntalya OSB Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte aracı üretici firmadan teslim alan ve ilk denemelerini yapan Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, bölgenin yangın güvenliğini üst seviyeye çıkarmak için ilk olarak ikinci bir itfaiye müfreze binası inşa ettiklerini, Ocak ayında hizmet alınan yeni nöbet noktası ile en uzak fabrikaya olan intikal sürelerinin yüzde 50 oranında kısaldığını ifade etti. Son teknoloji söndürme sistemleri ile yangınlara daha etkin müdahale edilebileceğini, aracın dakikada 11 ton su atma kapasitesi ile Türkiye’nin en güçlüsü olduğuna dikkat çeken Bahar, “Dakikada 11 ton su atma kapasitesine sahip pompa, uzun bir Ar-Ge çalışması sonucu, Antalya OSB için özel olarak üretildi. Araç 20 metre yükseklikten 90 metre uzağa etkili bir şekilde su atabiliyor” dedi.DUVARLARIN ARKASINI GÖREBİLEN TEKNOLOJİBom ucuna entegre kameralar sayesinde duvarların ardını görebileceklerine dikkat çeken Bahar, “Uzaktan kumada ile kontrol edilen teleskobik bom ucunda, biri normal, diğeri termal olmak üzere iki kamera mevcut. Bu kameralar sayesinde duvarların ardını görüp yangının merkezini ve şiddetini dışarıdan, hiç kimsenin canını tehlikeye atmadan tespit edebileceğiz. Kırıcı uç ile sac ya da cam ile kaplı bölgelerde delik açıp su veya köpüğü yangının en şiddetli olduğu yere iletebileceğiz. Böylece direk yangının kalbine müdahale edip daha kısa sürede söndürülmesini sağlayacağız. Böylesi bir müdahale mevcut şartlarda mümkün değil, çünkü su ya da köpük, hortumlar aracılığıyla, itfaiyeciler yani insan tarafından taşınıyor. Yangının merkezine girmek ve müdahalede bulunmak can kayıplarına neden olacaktır. Ancak araç ile insan faktörünü aradan çıkarıp hem itfaiyecilerimizi koruyacak hem de yangının merkezine müdahale edebileceğiz” şeklinde konuştu.6 KAT DAHA ETKİLİ SİSTEMAraçta bulunan bir diğer önemli teknolojinin CAFS adı verilen sistem olduğunu anlatan Bahar, “Su, hava ve köpüğü karıştıran bu yeni sistem, yangın söndürmede en etkili silahlardan biri olan köpük ile normalden yaklaşık 6 kat daha uzun süre müdahale imkanı sağlamaktadır. Standart bir itfaiye aracı ile ortalama 7-8 dakika köpük müdahalesinde bulunabilirken, CAFS ile en az 40 dakika boyunca yangına köpük ile müdahale edebilirsiniz. Bu, yangın gibi büyük bir felaket karşısında tarifsiz bir avantajdır. Önümüzdeki günlerde Bölge sınırları içerisinde bulunan 5 adet hızlı dolum istasyonumuzun da sayıları artırarak yangın güvenliğini imkanlar dahilindeki en üst seviyeye çıkarmakta kararlıyız. Bölgemiz ve tesislerimiz, doğası gereği yangın riskinin büyük olduğu yerlerdir ve maalesef geçmişte bazı acı tecrübeler yaşanmıştır. Tekrarlanmaması için öncelikle yangın önleyici tedbirlere harfiyen uymak, olası bir yangında anında da en etkin şekilde müdahalede bulunmak asli görevlerimizdir. Bu bilinçle fabrikalarımızı ve çalışanlarımızı bu tür felaketlerden korumak için her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Devamı
09-09-2020 Genel

Eylül ayının gelmesi, özel sektörün tedirginliğini artırdı. Koronavirüs tehdidinin sürmesi nedeniyle pandemi öncesi potansiyelini yakalayamayan, dolayısıyla da ekonomik zorluklarla boğuşmaya devam eden özel sektör, sonbahara ötelenen Mart, Nisan ve Mayıs ayına ait kredi, vergi ve prim ödemelerinin ağırlığını şimdiden hissetmeye başladı. Eğer yeniden bir erteleme olmaz ise pandemi nedeniyle ötelenen Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait vergi ve prim ödemeleri ile Mart ayından itibaren kullandırılan 6 aylık ödemesiz krediler Eylül ve Ekim ayları itibariyle tahakkuk edilecek. İş dünyası temsilcileri ise Antalya ekonomisinin buna hazır olmadığını, söz konusu ödemelerin 1 yıl daha ötelenerek 2021 yılı son çeyreğine alınmasını ya da yeniden yapılandırılarak ödenebilir taksitlere bölünmesini talep etti.ERTELEME ANTALYA’NIN HAYRINA OLURAntalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, öteleme ile ilgili kararın olabilecek en kısa sürede alınarak, açıklanmasının piyasalara moral aşılayacağını belirterek ekonomideki toparlanma sürecinin bu karar ile ivmeleneceğini vurguladı. Ayrıca firmaların bu ödemeleri yapacak güce henüz tam anlamıyla erişmediğine dikkat çeken Bahar, “Türkiye’nin ikinci çeyrekteki ekonomik performansı hizmet sektöründe yüzde 25, sanayi sektöründe yüzde 16,5 daralmayı işaret etmektedir ki bu iki veri Antalya ile birebir uyumludur. Antalya ekonomisi pandemi nedeniyle en az dörtte bir oranında küçülmüştür. Ağustos ayı itibariyle başlayan turizm faaliyetlerinden elde edilecek gelir, Antalya ekonomisinin düzelmesine yetmeyecektir. Hazırlıksız yakalandığımız ve böylesi büyük kayıplara neden olan bu süreç, mevcut potansiyel ile sübvanse edilemez. Açılan yaralar henüz kapanmamışken, şirketlerimizin ve esnafımızın omuzlarına ek bir yük bindirmemek, Antalya ekonomisinin hayrına olacaktır” dedi. HALEN TOPARLANMA SÜRECİNDEYİZPandemi kaynaklı belirsizliğin halen geleceği gölgelediğini ifade eden Başkan Bahar, “Haziran ayı ile başlayan kontrollü sosyal hayat, ekonomik toparlanma sürecini başlatmıştır. Unutulmamalıdır ki halen bu sürecin içerisindeyiz, halen toparlanmaya çalışıyoruz.   İvmelenmek için, üst üste yığılan borçların yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Düştüğü yerden kalkma gayreti içerisinde olana destek olunması gerekir ki bir an önce toparlanabilsin. Aksi halde, olası yeni bir yük, başlanılan yere geri dönülmesine neden olabilir. Devletimiz kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağını 2 ay daha uzatarak hem çalışanın hem de işverenin elini rahatlatmıştır. Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ötelenen vergi ve prim ödemelerinin 2021 yılı sonuna ertelenmesi ya da yeniden yapılandırılarak ödenebilir taksitlere bölünmesi toparlanma sürecindeki tüm işletmelerin gücüne güç katacaktır. Ayrıca Mart ayından itibaren kullandırılan 6 aylık ödemesiz krediler, ‘1 yıl ödemesiz 5 yıl vade’ olacak şekilde revize edilmelidir” şeklinde konuştu.

Devamı
01-09-2020 Bölge

Türkiye ekonomisinin, koronavirüs salgının en yoğun olarak hissedildiği ikinci çeyrekte yüzde 9,9 daraldığı açıklandı. Tüm dünyanın zorlu bir sınav verdiği Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan dönemde, Amerika Birleşik Devletleri’nin yüzde 31,7, İngiltere’nin yüzde 22,8,  Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ortalamada 14,1 oranında daraldığı belirtildi. Antalya’nın turizm alanındaki en önemli rakipleri olan İspanya yüzde 22, Fransa yüzde 19,2, İtalya ise yüzde 17,3 oranında ekonomik daralma yaşadı.YÜZDE 9,9 BAŞARIDIRPandemi nedeniyle Nisan ve Mayıs aylarında tüm dünyada hayatın durduğunu hatırlatan Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, ilk kez yaşanan böylesi büyük bir krizde elde edilen yüzde 9,9’luk daralma verisinin, dünya ile kıyaslandığında Türkiye için önemli bir başarı olduğuna dikkat çekti. Haziran ayı itibariyle başlayan kontrollü normalleşmenin ekonomide toparlanma sürecini başlattığını aktaran Bahar, Türkiye’nin hızlı adaptasyon kabiliyeti ve pratikliği ile yeni süreci iyi değerlendirdiğini ve birçok sektörün yaralarını sarmaya başlandığını söyledi. Pandemiden en fazla etkilenen sektörlerin başında turizmin geldiğini, fakat Antalya’nın böylesi bir dönemde bile bir buçuk milyon turiste ev sahipliği yaparak ülkesi için katma değer üretmeye devam ettiğini ifade eden Bahar, “Gerek hükümetimiz gerekse sektördeki aktörler, hızlı adaptasyon, doğru planlama, sürdürülebilir, güvenli uygulamalar ve diplomasi dilini en etkili şekilde kullanarak ülkemiz ve kentimiz için belirsizlik ortamını dağıtan, gelecek için güven aşılayan sonuçlar elde etti. Devletimizin de desteği ile Antalya’nın ülkemize sağlayacağı fayda her geçen gün artacaktır” dedi.ANTALYA’YA ÖZEL DESTEKLERTarım sektöründe daralmanın aksine yüzde 4’lük bir artış yaşandığını vurgulayan Bahar, pandemi döneminin ağır koşulları altında çalışan ve üreten herkese teşekkür etti. Üreticilerin özverili çalışmaları sayesinde gıda tedarikinde bir aksama yaşanmasının önüne geçildiğini belirten Bahar, tarımın da başkenti olan Antalya’nın her alanda ülkesinin ve milletinin hizmetinde olduğunu pandemi döneminde bir kez daha gösterdiğine dikkat çekti. Turizmde aksaklıklar yaşansa, tarım alanında ürettiği katma değer ile ülkesine hizmet etmeye devam eden Antalya’nın, Türkiye için büyük bir şans olduğuna değinen Başkan Bahar, turizm sektörünün seyahat kısıtlamaları nedeniyle aldığı ağır darbenin Antalya ekonomisinde Türkiye ortalamasının 3 katı kadar bir daralmaya neden olduğuna dikkat çekerek, Antalya’ya hak ettiği değerin verilmesini istedi. Bahar; “Türkiye’nin ikinci çeyrekteki yüzde 9,9’luk negatif büyüme oranı geçicidir. Sanayi, tarım ve turizm sektörlerindeki toparlanmanın olumlu etkisi üçüncü çeyrekte net bir şekilde hissedilecektir. Ülkesine bu üç önemli sektörde yarattığı katma değer ile önemli katkılar sağlayan Antalya’nın ekonomik daralması, ülke ortalamasının 3 katı kadardır. Bu üzerinde hassasiyetle durulması gereken, son derece önemli bir konudur. Antalya’nın ekonomi alanında yaşayacağı her yıkıcı deneyim, ülke ekonomisinde telafisi zor kayıplara neden olabilir. Bu nedenle Antalya’ya, başta kredi ertelemeleri ve kısa çalışma ödeneğinin 2021 yılı sonuna kadar uzatılması gibi özel çözümler üretilmeli ve gereken destekler verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Devamı
28-08-2020 Bölge

Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversite hayalini gerçekleştiren tüm gençleri tebrik eden Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Sevgili gençler, hayatınızın en güzel, en anlamlı ve belki de unutulmaz dönemi başlıyor. Üniversiteli olarak geçireceğiniz yılların kıymetini bilin, çok çalışın ama kendinize vakit ayırmayı ve kaliteli zaman geçirmeyi asla ihmal etmeyin. Bu süre zarfında kendinize olabildiğince yatırım yapın, kendinizi olabildiğince geliştirin ki ülkemiz muasır medeniyetler seviyesine sizin omuzlarınızda yükselsin” dedi.“KENDİNİZDEN VAZGEÇMEYİN”Hayallerini bu yıl gerçekleştiremeyen ve istedikleri üniversitelere yerleşemeyen gençlere ise önümüzdeki sene için şimdiden başarı dileğinde bulunan Başkan Bahar, “Eğitim üniversitede başlamadığı gibi üniversitede bitmiyor. Üniversite; hayat boyu süren eğitim maratonunun en güzel ve en keyifli duraklarından biridir sadece. ‘Eğitimimi şu üniversitede tamamladım’ şeklinde dillere pelesenk olmuş yanlış bir anlatım vardır. Sakın bu hataya düşmeyin, çünkü eğitim ana rahminde başlayıp mezarda sona erer. Hayat boyu öğrenmekten, sorgulamaktan, eleştirel düşünmekten ve soru sormaktan vazgeçmeyin. İnsanı insan yapan;  merakı, öğrenmeye ve keşfetmeye olan yetenek ve azmidir. Soru sormaktan vazgeçerseniz kendinizden vazgeçmiş olursunuz” şeklinde konuştu.“GENÇLERİ BİLİME YÖNLENDİRMELİYİZ”Daha güçlü bir Türkiye’nin bilim alanında elde edilecek başarılar ile mümkün olacağına dikkat çeken Bahar, gençlerin fizik, kimya, matematik ve biyoloji gibi temel bilimlere yönlendirilmesi gerektiğine ve bu bölümlere daha fazla kontenjan ayrılmasının önemine vurgu yaptı. Antalya’nın üniversite konusunda örnek bir şehir olduğunu, eğitimine Antalya’daki üniversitelerde devam edecek olan gençlerin ise şanslı olduğuna dikkat çeken Bahar, “Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Bilim Üniversitesi, elde ettikleri başarılar ile şehrimizin medarı iftiharı iki güzide eğitim yuvasıdır. Akdeniz Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan hanımefendinin göreve gelmesi ile üniversite-sanayi işbirliği konusunda ki heyecanımız kat be kat artmıştır. Kendisine yaptığımız ziyaret esnasında ivedilikle akademisyen ve sanayicilerden oluşan bir çalışma grubu oluşturma konusunda mutabık kaldık ve çalışmalarımıza başladık. Çok kısa bir süre içerisinde akademisyenlerimiz ile sanayicilerimiz bilimsel bir platformda ortaklaşa çalışmalar yürütmeye başlayacaklar. Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek hocamızın bir duayen olarak, yapacağımız çalışmalara ve üniversite-sanayi işbirliğine büyük katkılar sağlayacağını özellikle belirterek güç birliğinin tam zamanı olduğunu vurguladık. Ümitliyiz ve yürekten inanıyoruz ki bu sefer üniversite-sanayi işbirliğini arzuladığımız noktaya getirip Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak gençlerimize omuz vereceğiz” diye konuştu.

Devamı
27-08-2020 Bölge

Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’a nezaket ziyaretinde bulundu. Antalya OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gizli, Yiğit Budak, Antalya OSB Denetleme Kurulu Üyesi ve OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kasapoğlu ile Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin’in de yer aldığı görüşmede, Rektör Özkan ile başlayan yeni dönemde üniversite-sanayi iş birliğini artıracak yeni projelerin temeli atıldı.ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİAkdeniz Üniversitesi’nin, Antalya OSB Teknopark’ın kurucu ortağı olduğunu hatırlatan Başkan Bahar, Bölgenin üniversite ile olan bağının daha da güçlenmesi ve ortaklaşa yapılacak projelerin artması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Üniversiteyi, Antalya OSB’nin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Başkan Bahar, “Bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler, üretimde dönüşümü zorunlu kılmaktadır. Bölgemiz firmalarının bu dönüşüme seyirci kalmamaları ve dünyaya entegre olabilmeleri için kurduğumuz Teknopark’ta, Akdeniz Üniversitesi’nin bizlerle güç birliği yapması hem Antalya hem de sanayi sektörü için çok önemli bir kazanımdır. Eğitimden Ar-Ge çalışmalarına, öğrencilerin doğru yerlerde staj görüp istihdam edilmesine, akademik bilginin sanayi ile buluşup katma değere dönüştürülmesine kadar kentimiz ve ülkemiz için yaratabileceğimiz çok sayıda fayda bulunmaktadır. Sayın Özkan ile başlayan yeni dönemde, ürettiğimiz toplam faydanın artacağına ve üniversite-sanayi iş birliğinin hedeflediğimiz noktaya geleceğine inancımız tamdır” dedi.AKADEMİK BİLGİ BİRİKİMİAntalya OSB yönetimine eğitime verdikleri önem ve bu kapsamda hayata geçirdikleri uygulamalar için teşekkür eden Rektör Özkan, “Bir eğitim ve bilim kurumu için üretilen bilginin, yapılan araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin üretime, teknolojiye dönüşmesi son derece önemlidir. Bizim akademik bilgi birikimimizi ve OSB’nin iş imkânlarını, ortak bir paydada birleştirerek bölgemize maksimum katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. Rektör Özkan ayrıca öğrencilerin mesleki anlamda gelişmelerine ve geleceğine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmek istediklerini aktardı. Antalya’nın iki önemli paydaşı olarak iş birliklerinin güçlenerek devam edeceğini belirten Rektör Özkan, Antalya OSB Başkanı Ali Bahar ve Bölge Yönetim Kurulu Üyelerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

Devamı
20-08-2020 Bölge

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın koronavirüsün ekonomik etkileri ile mücadele etmek ve istihdamı korumak için devreye aldığı işten çıkarma yasağı ve ücretsiz izin uygulaması, Cumhurbaşkanlığı kararıyla 17 Eylül’e kadar, 2,3 milyon çalışanın yararlandığı kısa çalışma ödeneği uygulaması da sektörel ayrım yapmaksızın Ağustos ayı sonuna kadar uzatıldı. Karara göre koronavirüs nedeniyle 30 Haziran dahil, bu tarihe kadar kısa çalışma ödeneği uygulamasına başvuran işyerleri için uygulama, Ağustos ayı sonuna kadar geçerli olacak ve yeni başvuru alınmayacak. Böylece Nisan ayı itibariyle kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başlayan iş yerleri, 5 ay süreyle bu uygulamadan yararlanmış olacak.SÜRE UZATILMALIİşten çıkarma yasağı ile ücretsiz izin desteğinin 1 ay uzatılmış olmasının işçi ve işveren adına olumlu bir adım olduğunu belirten Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, hayati öneme sahip uygulamanın kısa çalışma ödeneği olduğuna dikkat çekip “Kısa çalışma ödeneği süresi uzatılmaz ve uygulama sonlandırılırsa 17 Eylül’den sonra işten çıkarmalar ile ilgili çok ciddi bir yüzleşme ile karşı karşıya kalınabilir” dedi. Pandeminin neden olduğu ekonomik sorunların en iyi ihtimalle 2021 yılı Haziran ayına kadar süreceğinin öngörüldüğünü hatırlatan Başkan Bahar, “Kısa çalışma ödeneği uygulamasının, sektörel ayrım yapmaksızın önce 2021 yılı Mart ayına kadar, pandeminin etkilerinin öngörüldüğü gibi devam etmesi halinde de 2021 yılı Haziran ayına kadar uzatılması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer uygulamaya Ağustos ayı itibariyle son verilecek ise pandemiden en fazla etkilenen Antalya, Muğla, Nevşehir, İzmir gibi turizm bölgelerine pozitif ayrımcılık yapılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.UZUN VADELİ DESTEK PAKETLERİSöz konusu düzenlemelerin kısa süreli olmasını ve son dakika açıklanmasının piyasalar üzerinde çok olumlu etkiler sağlamadığına da değinen Başkan Bahar, “1 ay yerine en az önümüzdeki 1 yılı kapsayan güçlü destek paketlerini bugünden açıklanarak piyasaya güven aşılanması, çok daha olumlu sonuçlar doğuracaktır. Pandeminin neden olduğu belirsizlik ortamını, iyi planlanmış, uzun vadeli ve çözüm odaklı destek paketleri ile dağıtabilir, endişeleri giderebilir, böylelikle geleceğe duyulan güveni artırabiliriz. Kendini güvende hisseden özel sektör, daha güçlü bir ekonomiyi, yatırımı ve istihdamı kendiliğinden inşa edecektir” diye konuştu.

Devamı
18-08-2020 Bölge

Döviz kurundaki yükselişin önlenmesi için faiz artırımına gidilmesi gerektiği yönündeki söylemler, iş dünyasında tedirginliğe neden oldu. Döviz kurundaki artışın üreticinin girdi maliyetlerini artırdığını belirten Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, açılan bu yaraya çift haneli faiz ile pansuman yapılmasının daha büyük sorunlara neden olacağını ifade etti. Pandemi öncesinde faizlerin tek haneye düşürülmüş olmasının birçok şirketin hayatını kurtardığını ifade eden Başkan Bahar, düşük faizin iş dünyasının lehine olduğunu belirterek; “Eğer pandemi dönemine yüzde 25 seviyesinde olan faizler ile yakalansaydık bu gün birçok şirketimizin oluşan finansal yük nedeniyle telafisi imkansız sorunlarla ve çok yüksek enflasyon sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını görürdük” dedi.FİRMALARIMIZA YARAR SAĞLADIMerkez Bankasındaki başkanlık değişiminin ardından faiz oranlarının yüzde 8’lere kadar düşürüldüğünü hatırlatan Bahar, “Faiz indiriminin hemen ardından pandemi meydana geldi. Üreticinin bu süreci en az hasar ile atlatabilmesi için Devletimiz tarafından likidite imkanları oluşturuldu. Üretici ve diğer işletmelerin bu kaynağa düşük faiz oranları ile ulaşmaları, varlıklarını sürdürebilmede önemli bir rol oynadı. Ayrıca geçmiş dönemlerde yüksek faiz oranları ile finansman ihtiyacını karşılamış olan şirketler, rakamları revize ederek üzerlerindeki yükü hafifletti. Faiz oranlarının düşürülmüş olması her açıdan firmalarımıza fayda sağladı” şeklinde konuştu.“ELEŞTİRİLERE ANLAM VEREMİYORUZ”Faizlerin düşürülmesini eleştirenlerin bir ezberi tekrar ettiğini, özel sektörün içinde bulunduğu durumu analizden uzak olduklarını aktaran Bahar, “Faiz oranlarının düşürülmesi nedeniyle devletin acımasızca eleştirilmesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Kabul ediyorum, döviz kurundaki artış hepimizin maliyetlerini artırıyor, üretim için ithalatını yaptığımız hammadde ve ara ürünler nedeniyle enflasyonu körüklüyor, bunların hepsi birer gerçek. Ancak düşük faiz oranları nedeniyle kaynak arayışında olan şirketlere ucuz finansman desteği sağlandı, geçmiş kredilerimiz yapılandırılarak borçluluğumuz azaldı, böylelikle sürdürülebilirlik sağlandı. Düşük faizin iş dünyamıza bu kadar faydası varken eleştirilmesini anlamakta gerçekten güçlük çekiyoruz” ifadelerini kullandı.KGF KREDİLERİ REVİZE EDİLMELİHazine ve Maliye Bakanlığınca sürdürülen çalışmalar ile Kredi Garanti Fonu destekli işletme kredilerinin durumuna da değinen Başkan Bahar, “KGF destekli işletme kredileri 6 ay ödemesiz 3 yıl vadeli olacak şekilde planlandı. Ancak pandemi günün ve yakın geleceğin şartlarını sürekli değişime uğratıyor. İçinde bulunduğumuz durumda Antalya, Aydın, Muğla, Nevşehir, İzmir ve İstanbul gibi turizm bölgelerinin tamamında, şehri bir bütün olarak ele alıp sektörlere ayırmadan söz konusu kredilerin 1 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli hale getirecek bir düzenleme hayata geçirilmelidir. En geç Eylül ayı içerisinde yapılması gerektiğini düşündüğümüz bu düzenleme ile piyasalarda güven tazelenip işlerliğin artması ve çarkların dönmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Devamı
14-08-2020 Bölge

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), sanayi kuruluşlarının 2019 yılı verileri üzerinden yaptığı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının sonuçları açıklandı. Antalya’nın en değerli markalarından Ekiciler Süt Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. ile CW Enerji Mühendislik Tic. ve San. AŞ, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde Antalya’yı temsil eden iki Antalya OSB firması oldu.TOPLAM 5 FİRMAGeçen yıl listenin 226’ıncı sırasında olan Ekici Peynir, bu yıl listenin 91’inci sırasına kadar yükselerek gelecek yıl Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alacağına dair güçlü bir sinyal verdi. Türkiye ve Avrupa’nın en büyük güneş enerji paneli üreticisi olan CW Enerji ise listeye 358’inci sıradan giriş yaptı. Ayrıca merkezi Antalya dışında olan ancak üretimini Antalya Organize Sanayi Bölgesindeki tesislerinde sürdüren Özgörkey Otomotiv Turizm Gıda San. ve Tic. AŞ, Türk Ytong San. A.Ş. ve Kemal Balıkçılık İhracat Ltd. Şti, Antalya OSB’nin İSO İkinci 500 listesindeki diğer firmaları oldu. İSO 2’nci 500 listesinin açıklanması ile birlikte Antalya OSB’nin Türkiye’nin birinci ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu listesindeki toplam firma sayısı 12’ye yükselmiş oldu.ANTALYA’NIN KAZANIMIAntalya OSB Yönetiminin Bölge firmalarının gelişip güçlenmesi için özveriyle çalıştığını ifade eden Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, “Firmalarımızın elde ettiği her başarı önce Antalya’nın sonra ülkemizin kazanımıdır. Bizler için bir gurur vesilesidir. Bu başarı hikayelerinin sayısını artırmak için sanayicilerimize altyapıdan ihracata, Ar-Ge ve inovasyondan insan kıymetine kadar her alanda gerekli asisti yaparak sonuca ulaşmaları için çalışıyoruz” dedi.ÇALIŞANLARA VE SANAYİCİLERE TEŞEKKÜRTürkiye’nin en büyük bin sanayi kuruluşu arasında yer alan 12 markanın Antalya OSB’de üretim yaptığını hatırlatan Bahar, “Birbirinden değerli ve güçlü 12 markanın Antalya’mızda ve Bölgemizde üretim yapması sektörümüzün ve kent ekonomisinin güçlenmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Amacımız bu sayının katlanarak artması ve Antalya’nın daha fazla katma değer üretmesidir. Bu başarının elde edilmesinde büyük paya sahip olan çalışanlarımızı, sanayicilerimiz nezdinde kutluyor, bu gururu bizlere ve kentimize yaşattıkları için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.  

Devamı
11-08-2020 Bölge

Antalya’nın katma değer üretimini artıracak, kentin en önemli projelerinden biri olan Antalya Organize Sanayi Bölgesi Teknopark’ın idari hizmet binası inşaat ihalesi gerçekleştirildi. Ulusal boyutta yapılan ihalede 12 firma dosya satın aldı, 7 firmanın katıldığı ihalede Antalya OSB Teknoloji Geliştirme Bölgesi İşletim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar ile kurucu ortaklardan Başkan vekili Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Başkan vekili Ergin Civan, Genç OSD Başkanı Elçin Ekici Öztürk ve Teknopark yönetimi hazır bulundu. Kapalı teklif açık eksiltme usulü ile yapılan ihalede 11 kez fiyat eksiltmesi yapıldı. Antalya firması olan Yöntem Yapı A.Ş. en düşük teklifi vererek Antalya OSB Teknopark hizmet binası ve yerleşkesini inşa edecek yüklenici firma oldu. Ağustos ayı içerisinde yer teslimi yapılacak projenin 1 yılda tamamlanması, Antalya OSB Teknopark’ın 2022 yılı içerisinde tam kapasite hizmete geçmesi planlanıyor.TÜM GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ52 dönüm alanın 20 dönümüne planlanan hizmet binasının inşaat sürecinin başladığı belirten Başkan Bahar, Teknoloji Geliştirme Bölgesi içerisinde olmak ve bu ekosistem içeresinde yer almak isteyen ancak ofis ve atölye ile yetinmeyip kendi binalarını kurmak isteyen firmalara da minimum bin metrekarelik alanları, 35 yıllığına kiralama suretiyle tahsis yapmaya, talep eden firmaların proje başvurularını almaya başladıklarını söyledi. Bu konuda bir duyuruya çıkılmadığı halde, taleplerin gelmeye başladığını ve bundan büyük mutluluk duyduklarını belirten Başkan Bahar, teknoparkın havzada bütünleşik bir teknolojik cazibe merkezi olması için çalıştıklarını, tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde olmanın öncelikleri arasında olduğunu belirtti. Bahar; “Sürecin hepimiz için yeni bir yolun başlangıcı olduğunu biliyoruz. Hep birlikte bu yolda çok başarılı olacağımıza ve bölgemizin, teknoloji alanındaki büyük pastadan hak ettiği dilimi alması için tüm gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz” dedi.BAŞLIYORUZAntalya OSB’nin gücünü üretimden aldığını, pandemi döneminde üretimin, özellikle de katma değeri yüksek üretimin stratejik öneminin bir kez daha anlaşıldığını ifade eden Başkan Bahar, “Teknoparkımız ile sadece Antalya’da değil, Burdur, Isparta ve Afyon’u kapsayan havzada bir inovatif bir dönüşümün tetikleyicisi olmak istiyoruz. Teknoparkımızı bu felsefe ile kurduk, bu hedef doğrultusunda planladık. Gerçekleştirdiğimiz ihale, öncüsü olmak istediğimiz dönüşümün önemli aşamalarından biri idi. Bu aşamayı da başarılı bir şekilde geride bıraktık. Başta Antalya olmak üzere Batı Akdeniz Bölgesi ekonomisine, sosyokültürel yaşantısına ve katma değer üretimine pozitif katkı sağlayacak bir süreç bugün itibariyle başlamıştır” dedi.

Devamı
27-07-2020 Bölge

Avrupa Birliği ülkelerinin gelecek 7 yıllık dönem için kararlaştırdıkları 1 trilyon Euro’luk bütçeden ayrı olarak oluşturdukları 750 milyar Euro’luk ek ‘Koronavirüs Onarım Fonu’ üzerinde anlaşmasını değerlendiren Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, AB üyesi ülkelerin anlaşma ile geleceklerini garanti altına aldıklarını söyledi. Fonun sağlayacağı güven ortamının piyasalara 750 milyar Euro’dan daha fazla katkı sunacağını belirten Bahar, Türkiye’nin de benzer uygulamaları gündemine almasının zamanının geldiğini vurguladı.GERİ DÖNÜŞ YILLAR SÜRECEKTürkiye’nin pandeminin ilk döneminde başarılı bir kriz yönetimi sergilediğini, belirsizlik ortamında hayata geçirilen uygulamaların sürecin en az hasarla atlatılmasını sağlandığını söyleyen Bahar, “İlk zamanlar ne olduğuna ve ne kadar süreceğine dair elimizde kesin bulgular olmadığı için anlık ihtiyaçlara yönelik, tabiri caizse günü kurtaran çözümler üreterek, süreci en az hasarla atlattık. Ancak yaralarımız kapanmış değil. Ekonomi alanında tedavi edilmesi gereken yaralarımız mevcut ve bu yaraların tedavisi kısa vadede mümkün olmayacak. Artık uzun vadeli düşünmemiz gereken bir dönemdeyiz. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’nün koranavirüs aşısı ile ilgili en iyimser tahmini 2021 yılı yaz aylarını işaret ediyor. Bu demek oluyor ki pandemi öncesi döneme geri dönmek yıllarımızı alacak” dedi.PİYASALARA GÜVEN AŞILANSINÖnümüzdeki birkaç yılı kapsayan paketlerin bugünden açıklanarak piyasalardaki güven ortamının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Bahar, “Bu kapsamda bazı paketlerin şimdiden açıklanması piyasalara önemli ölçüde güven aşılayacaktır. Kısıtlamaların kaldırılması ile hızlı bir toparlanma sürecine girildi fakat birkaç sektörün iyi olması, piyasanın tamamının iyi olması anlamına gelmiyor. Yiyecek-içecek sektöründe, ev dışı tüketim sektöründe, otomotiv, tekstil, ulaşım, konaklama, eğlence ve hizmet sektörlerinde, sokak ve AVM mağazacılığında pandemi öncesine dönüşün uzun süreceği artık kesindir ve ciddi desteğe ihtiyacı vardır. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın söz konusu sektörlerin desteklenmesinde aktif rol oynaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.DESTEKLER GÜNCELLENMELİKrizin etkilerinin, suya atılan taş misali dalga dalga hissedildiğini belirten Bahar, “Pandemi başlangıcında gıda sektörü çok hızlı bir ivme kaydetti ise de şu an bu sektörde de büyük düşüşler yaşanmaktadır. Bu durum tarım sektörünü de olumuz yönde etkilemektedir. Turizm sektörü ise adeta bir mucize beklemektedir. Antalya gibi ekonomisi tarım ve turizme endeksli bölgelerde yaşanacak ekonomik daralma, yıkıcı hatta öldürücü boyutlara ulaşmadan reel sektörün içinde bulunduğu durum önümüzdeki birkaç yılı kapsayacak şekilde masaya yatırılmalı ve en az 2022 yılına uzanacak uzun vadeli planlar yapılarak çözümler ve destekler güncellenmelidir. Piyasaların ve reel sektörün uzun vadeli desteğe ve motivasyona ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.ANTALYA’YA ÖZEL ÇÖZÜMLER750 milyar Euro değerindeki Koronavirüs Onarım Fonunun 390 milyar Euro’sunun hibe olarak verileceğini, 209 Euro’luk bölümünün ise Antalya’nın turizm alanındaki en önemli rakibi İtalya’ya aktarılacağına dikkat çeken Başkan Bahar, “Mümkün ise destek paketlerinde benzer büyüklüklere sahip hibeler yer aldığını görmek istiyoruz. Geçmiş yıllarda Türkiye’ye en fazla döviz kazandıran illerin başında gelen Antalya’nın bu dönemde özel olarak ele alınmasını, Antalya’ya özel çözümler üretilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Cari açığımıza olumlu katkılar sağlayan Antalya’nın turizm alanında yaşayacağı her yıkıcı deneyim, ülkemiz ekonomisine derin izler bırakacaktır. Antalya, tam manasıyla yerli ve milli bir memleket meselesi olarak görülmelidir. Reel sektör olarak en az 1 yıl ödemesiz, ödeme şartları, günün şartlarına göre revize edilebilecek esneklikte, yeni destek paketlerinin açıklanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Devamı
22-07-2020 Bölge

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan kılavuza göre, LGS tercihleri 20-29 Temmuz 2020 tarihleri arasında yapılacak. 8’inci sınıf mezunu öğrencilerin geleceklerini şekillendirecekleri, çok önemli bir kararın arifesinde olduklarını belirten Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, gençlerden ve ailelerinden meslek liselerinin sağlayacağı avantajları göz önüne alarak tercih yapmalarını istedi.ÜRETİM, ÜRETİM, ÜRETİMDaha güçlü bir Türkiye’nin üreterek mümkün olacağını, sanayi sektörünün daha güçlü bir Türkiye yolunda lokomotif güç konumunda bulunduğunu belirten Başkan Bahar, sektörün en önemli ihtiyacının ise yaratıcı ve işinin ehli gençler olduğunu söyledi. Kamuoyunda, meslek liselerinin sanayi kuruluşlarına eleman yetiştirdiği gibi yanlış bir algı olduğuna dikkat çeken Bahar, “Meslek liselerinin görevi fabrikalara işçi yetiştirmek değildir. Meslek liseleri her ülkenin en önemli ihtiyaçlarından biri olan teknik ve alanında uzman insanı yetiştirmekle mükelleftir. İşin tekniğine haiz bireyler olmadan üretim olmaz, üretimin olmadığı yerde güç ve refah da olmaz. Dolayısıyla meslek liseleri, stratejik açıdan ülkenin en önemli kurumlarından biridir. Konu, memleket meselesi olarak değil de kişisel olarak değerlendirildiğinde ise meslek liseleri, gençlerin iş hayatına daha erken ve kolay atılmasını sağlayan bir köprüdür. İş bulamamaktan yakınan üniversite mezunları ile kalifiye insanı bulamamaktan muzdarip sanayi sektörü arasındaki çıkmazın çözüm noktası meslek liseleridir. Meslek liseleri ülkenin geleceğini güvence altına alır, meslek liseleri gençleri uzman insana dönüştürerek iş hayatına atılmasını kolaylaştırır” dedi.KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞ BİRLİĞİBu farkındalıklarla meslek liselerine verilen önemin her geçen gün artığını, müfredattan okulların fiziki yapılarına kadar birçok alanda iyileştirme yapılma gayretinde olunduğunu aktaran Başkan Bahar, “Milli Eğitim Bakanlığımızın gayretinin yanı sıra gerek özel sektör gerekse sivil toplum ve kamu kuruluşları tarafından da mesleki eğitim alanında başarılı girişimlerde bulunulmuştur. Müfredatı, fiziki alanları ve teknik altyapısı günün ve geleceğin talep ve ihtiyaçlarına göre oluşturulan teknik kolejlerin, gençlerimize ve geleceğimize sağlayacağı faydanın farkındayız ve bu alanda tüm Türkiye’ye örnek olacağına inandığımız projelerimiz mevcut. 5 yıllık meşakkatli bir mücadele sonucu tarafımıza devri gerçekleşen Bölgemizdeki meslek lisesini, teknik koleje dönüştürmek suretiyle önce gençlerimize, gençlerimiz nezdinde ülkemizin geleceğine fayda sağlamak için büyük bir özveri ve heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Katma değeri yüksek üretimin iyi eğitim almış, yaratıcı ve özgüveni yüksek bireyler ile mümkün olacağının farkındalığı ile okulumuzun fiziki ve teknik alt yapısını güçlendirip evrensel standartlarda eğitim verecek bir yapı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.KORKMAYIN VE ODAKLANINYapacakları tercihlerin hayatlarının geri kalanını şekillendirecek kadar önemli olduğunu hatırlatan Başkan Bahar, gençlerden korkmamalarını, umutlu olmalarını ve çok çalışmalarını istedi. Başarıya ulaşmak için kişinin kendisini sürekli geliştirmek zorunda olduğunu hatırlatan Bahar, “Gençlerimizden ‘yaşam boyu eğitim’ mottosu ile hareket etmelerini ve kendilerini sürekli geliştirmelerini özellikle rica ediyorum. Gelecek, beklediğinizden ya da planladığınızdan çok daha çabuk gelecek. Mezuniyet ya da diploma ile eğitiminin sona erdiğini düşünenlere maalesef geleceğin dünyasında yer olmayacak. Genç dostum; lütfen hiçbir şeyden, özellikle de hata yapmaktan korkma, odaklan ve kendini sürekli geliştir” şeklinde konuştu.

Devamı